Anadolu bilginlerinden Thales, astronomi hesaplarına dayanan GüneÅŸ tutulmalarını hesaplayan ve bunların depremlerle olan baÄŸlantısını bulan ilk kiÅŸi sanılmaktadır. Aristo’nun adı da Mezopotamya’da bulunan yeÄŸeninden buradaki rasathanelerde saptanan GüneÅŸ ve Ay tutulmalarının kayıtlarını istemesi ÅŸeklinde geçmektedir.

Bu konuda Thales’in tutulma olayına baÄŸladığı kehanetlerinin önemli bir rol oynadığı düşünülebilir. Thales, tutulan kayıtları ve yaÅŸadığı zamanın astronomi olaylarını incelemiÅŸ ve Anadolu’da meydana gelecek büyük bir depremi önceden haber vermiÅŸtir.

Hesaplara göre bir tam Ay tutulmasının ardından 23.5 ay sonra bir tam Güneş tutulması meydana gelmektedir. Aynı bölge üzerinde tam Güneş tutulmasının tekrar meydana gelmesi için yaklaşık 54 sene geçmesi gerekmektedir. Bu nedenle her üçüncü tutulma, yani aralarında 54 yıllık bir zaman süresi bulunan iki Güneş tutulması genellikle az farklı enlem ve boylamlara rastlayacaktır.

Kuzey yarım kürede başlayan bir tutulma devresi, Güney yarımkürede kısmi tutulmalar ile sona erer. Tutulmanın etkili olduğu bölgelerde büyük çekim gücünün oluşması ve yer katmanlarının zayıf olan yerlerinde depremlerin oluşması kaçınılmazdır.

Önemli zarar oluÅŸturacak bir depremin meydana çıkması için Ay’ın gerçek bir tetikleme yapması gerekir. Bunun için Ay, öncelikle Zodyak’ın enerji yoÄŸunlaÅŸma noktaları veya “Kozmik Güç Noktaları” adı verilen sabit burçlardan birinde olması gerekir. Sabit burçlar BoÄŸa, Aslan, Akrep ve Kova’dır.

Tetikleme burçlarından geçen Ay’ın, diÄŸer burçlardaki gezegenler ile “Görünüm Rotasyonu” adı verilen 30 derecelik yolculukta yapacağı açılar çok önemlidir. EÄŸer tüm gezegenler ile sert açılar yapıyorsa ortaya büyük tahribat yapacak bir deprem çıkacaktır. ÖrneÄŸin, sabit burçlardan BoÄŸa’ya giren Ay, 30 derece süren kuÅŸaktaki rotasyonunda bazı gezegenler ile olumlu açılar, bazıları ile sert açılar yaparsa tetikleme görevi gerçekleÅŸemez.