İlk radyo ve televizyon alıcılarında, elektrik devrelerine yön vermek için lambalar kullanılıyordu. Bunlar büyük, kısa ömürlü ve pahalıya mal olduklarından, ABD’de Bell Telephone Laboratories adlı ÅŸirkette çalışan bilim adamları, 1947′de aynı iÅŸi görecek, ama daha küçük, daha ucuz ve daha güvenli olan transistörü icat ettiler. Uzay araçlarının ortaya çıkmasıyla, daha küçük parçalara gerek duyuldu ve 1960′ların sonuna doÄŸru transistörler ile öbür elektronik parçaları, yalnızca 5 milimetrekare büyüklüğündeki silikon çiplerine sıkıştırma yolu bulundu. Çok geçmeden baÅŸka birçok alanda da kullanılmaya baÅŸlanan bu çipler, bulaşık makinesinden kameraya kadar birçok eÅŸyada, eski mekanik kontrol düzeneklerinin yerini aldı. Bilgisayarlarda çok yer tutan elektronik devreler de yerini çiplere bıraktı. Eskiden bütün bir odayı kaplayan bilgisayar, bir masaya koyulacak bir kasanın içine yerleÅŸtirilebilecek duruma geldi ve oyunlardan devlet iÅŸlerini yürütmeye kadar, hemen her alanda bilgisayarların kullanılmaya baÅŸlamasıyla, bilgi teknolojisinde bir devrim sürecine girildi.