Tarih boyunca bütün toplumlarda, çok farklı biçimlerde de olsa hekimlik uygulanmıştır. İlk insanlar hastalıkları iyileÅŸtirmek için ÅŸifalı bitkilerden yararlanmışlar ve tarih öncesinden kalma kafataslarında büyük bir olasılıkla “trepan” adı verilen yuvarlak cerrah testeresiyle açılmış delikler görülmüştür (eski Yunanlılar bu ameliyata, ağır kafa yaralanmalarından sonra, beyin üstündeki basıncı hafifletmek amacıyla baÅŸvururlardı). Ayrıca Çinliler çok eski dönemden baÅŸlayarak, aÄŸrıları dindirmek için ya da bir organla ilgili hastalık belirtilerini ortadan kaldırmak için bedenin belirli noktalarına iÄŸneler saplamaya dayanan “akapunktur” adlı tekniÄŸi uygulamışlardır. Eski cerrahların kullandıkları araçlar, sözgelimi küçük bıçaklar, pensler, çeÅŸitli kancalar, testereler organ kesmeye yada diÅŸ çekmeye yarayan öbür aletler, XIX. Yüzyılın büyük bir bölümünü de içine alan uzun bir süre boyunca çok az deÄŸiÅŸikliÄŸe uÄŸramıştır. Hastalıkların nedenlerini belirlemek için kullanılan ilk aletler de, Avrupa’da Rönesans döneminde, Leonardo da Vinci ve Andreas Vesalius gibi bilginlerin çığır açıcı anatomi çalışmalarının ardından ortaya çıkmıştır. Tıp biliminde XIX. Yüzyılda büyük bir geliÅŸme gerçekleÅŸtirilmiÅŸ, stetoskoptan dişçi delgisine kadar, günümüzde tıp ve diÅŸ hekimliÄŸinde hala kullanılan donanımların birçoÄŸu bu dönemde geliÅŸtirilmiÅŸtir.